Aradığınız deyim ya da atasözünü, söz konusu deyim ya da atasözünün ilk harfine bakarak bulunuz. Ancak, eğer deyim ya da atasözü ‘a, an, the’ sözcükleriyle başlıyorsa, ikinci sözcüğün ilk harfine göre arama yapınız. Örneğin, 'The apple never falls far from the tree.' atasözü için 'a' harfine bakmalısınız.

T

Take amiss
Yanlış anlamak, gücenmek, gücüne gitmek

Take into account
Hesaba katmak, göz önüne almak

Take to one’s bed
(hastalıktan) yataklara düşmek

Talk of the devil and he will appear.
İti an, çomağı hazırla.

There are plenty more fish in the sea.
Amasya’nın bardağı biri olmazsa bir daha.

There is an exception to every rule.
İstisnalar kaideyi bozmaz.

There is no accounting for tastes.
Zevkler ve renkler tartışılmaz.

There is no smoke without fire.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.

Those who live in glass houses shouldn’t throw stones.
Sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.

Throw a fit
Çileden çıkmak, çılgına dönmek

Throw a spanner in the works
Tekere çomak sokmak, taş koymak, pişmiş aşa su katmak

Throw caution to the winds/out of the window
Tedbirsiz davranmak, tedbiri elden bırakmak, riske girmek

Throw dirt enough, and some will stick.
Çamur at izi kalsın.

Tied to someone’s apron-strings
(erkek) Annesine ya da karısına aşırı bağlı, anasının ya da karısının eteğinin dibinden ayrılmayan

Tip somebody over the edge
Birisini uçurumun eşiğine getirmek

To beat the band
a) (bebek) avaz avaz
b) (yağmur) şakır şakır

To err is human ( to forgive divine).
Hatasız kul olmaz.
Kul kusursuz olmaz.

To my dying day
Son nefesime kadar, ölünceye kadar

To the backbone
Tam anlamıyla, sapına kadar

Too many cooks spoil the broth.
Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.

Tread water
Boş boş oturmak, sinek avlamak

Turn one’s back
Sırt çevirmek, yüz çevirmek, yüzüne bakmamak

Turn on the waterworks
Ağlayıp zırlamak, iki gözü iki çeşme ağlamak

Two blacks don’t make a white.
İki yanlış bir doğru etmez.

Two heads are better than one.
Bir elin nesi var iki elin sesi var.
Bir elin sesi çıkmaz.