(A) BIT

A bit ifadesi, a little gibi “biraz, birazcık” anlamında zarf olarak kullanılır:

She's a bit old to play with dolls, isn't she?
Oyuncak bebeklerle oynamak için biraz büyük, değil mi?

Can you drive a bit slower?
Arabayı biraz daha yavaş kullanabilir misin?

We waited a bit and then decided to go.
Biraz bekledik ve sonra gitmeye karar verdik.

A bit ve a little, olumsuzluk ifade eden sıfatlarla kullanılırlar. Anlamı olumlu olanlarla kullanılmazlar; a bit kind, a little interesting denmez.

I’m feeling a bit tired.
Kendimi biraz yorgun hissediyorum.

The book was a bit expensive.
Kitap biraz pahalıydı.

It’s a bit cold in here, isn’t it.
Burası biraz soğuk, değil mi?

A bit of a ifadesi, teklifsiz dilde bazı isimlerden önce kullanılır:

It appears that my letter has caused a bit of a problem.
Anlaşılıyor ki mektubum biraz sorun yaratmış.

Helen is a bit of a fool, if you ask me.
Bana sorarsan Helen biraz aptal.

Not a bit, “hiç mi hiç, hiç de, asla, katiyen” anlamına gelir:

I'm not a bit tired.
Hiç de yorgun değilim.

It is not a bit like any of the other paintings he’s done.
Yaptığı diğer tablolara hiç mi hiç benzemiyor.

Do you mind if I put some music on? ~ Not a bit.
Biraz müzik koymamın sakıncası var mı? ~ Ne demek/Sorun değil.