(A) LITTLE & (A) FEW

Sayılamayan isimlerle kullanılan little, cümleye “hemen hemen hiç” gibi olumsuz bir anlam katar. A little ise daha olumlu anlamda olup “biraz” demektir:

Would you like a little champagne?
Biraz şampanya ister misiniz?

We’ve made little progress.
Hemen hemen hiç ilerleme kaydetmedik./Çok az ilerleme kaydettik.

Her mother spread a little honey on a slice of bread.
Annesi, bir dilim ekmeğe biraz bal sürdü.

Eğer (a) little’dan sonra the, my, this, these gibi kelimeler ya da bir zamir gelecekse (a) little of ifadesi kullanılır:

Could I try a little of your wine?
Şarabından biraz deneyebilir miyim?

Can I take a little of this sugar?
Bu şekerden biraz alabilir miyim?

A few, “birkaç” anlamı taşırken few, cümleye olumsuzluk katar ve “hemen hiç, çok az” anlamı verir. Her ikisi de sayılabilen çoğul isimlerle (plural countable nouns) kullanılır:

A few people understand his theory.
Birkaç kişi onun kuramını anlayabiliyor.

Few people understand his theory.
Hemen hemen hiç kimse onun kuramını anlayamıyor./Çok az kişi onun kuramını anlayabiliyor.

There are a few cakes left over from the party.
Partiden arta kalan bir iki pasta var.

Very few people can afford to pay those prices for clothes.
Çok az kişi giysilere bu kadar para verebilir.

The town has few cinemas.
Kasabada az sayıda sinema var.

Eğer (a) few’dan sonra the, my, this, these gibi kelimeler ya da bir zamir gelecekse (a) few of ifadesi kullanılır:

Few of us can say that we always tell the truth.
Her zaman doğruyu söylediğimizi çok azımız dile getirebilir.

Only a few of the children in this class like maths.
Bu sınıftaki çocuklardan yalnızca birkaçı matematik sever.

A few ifadesi, quite ya da good kelimelerinden biriyle kullanılırsa “birçok” anlamına gelir:

I saw quite a few people with that hair-cut___it must be fashionable.
Böyle saçları olan birçok insan gördüm___moda galiba.