ALMOST & NEARLY; PRACTICALLY

1) Almost ve nearly

Almost ve nearly, “hemen hemen, yaklaşık, neredeyse, az kalsın” anlamındadır. Nearly, Amerikan İngilizcesinde daha az kullanılır:

I've almost/nearly finished.
Hemen hemen/Neredeyse işim bitti.

There were almost/nearly a thousand people there.
Orada yaklaşık bin kişi vardı.

Bazen almost kelimesi, belirtilen zamana “daha yakın” anlamındadır:

It's nearly ten o'clock.
Saat yaklaşık 10:00. (= belki 9.45)

It's almost ten o'clock.
Saat neredeyse 10:00 (= belki 9.57)

Nearly kelimesi ile very ve pretty kullanılabilir ama almost kullanılmaz:

I've very/pretty nearly finished.
İşim bitti sayılır. (... very almost denmez.)

Almost, “âdeta” anlamına da gelir. Nearly’nin böyle bir kullanımı yoktur:

Jake is almost like a father to me.
Jake, âdeta babam gibidir.

Our cat understands everything - he's almost human.
Bizim kedi her şeyi anlıyor - Âdeta insan gibi. (... he’s nearly human denmez.)

2) Never, nobody, nothing vs.

Never, nobody, nothing gibi olumsuz zamirlerden ya da zarflardan önce genellikle nearly kullanılmaz. Onun yerine almost kullanılır ya da ever, anybody, anything vs. ile hardly kullanılır:

She's almost never / hardly ever at home.
Neredeyse hiç evde olmaz. (... nearly never denmez.)

Almost nobody / hardly anybody was there.
Orada neredeyse kimse yoktu.

3) Everybody, everything, anybody, anything vs.

Everybody, everyone, everything, everywhere kelimelerinden önce almost tercih edilir. Anybody, anyone, anything, anywhere kelimelerinden önce almost, nearly’ye göre daha yaygın olarak kullanılır:

She likes almost everybody.
Hemen hemen herkesi sever.

Almost anybody can do this job.
Bu işi hemen hemen herkes yapabilir.

He's been almost everywhere.
Neredeyse her yere gitmiş.

He eats almost anything.
Neredeyse her şeyi yer.

4) Practically

Practically kelimesi, almost gibi “neredeyse, hemen hemen, âdeta” anlamında kullanılır:

I've practically finished.
Neredeyse işim bitti.

Jake is practically like a father to me.
Jake, âdeta babam gibidir.

She's practically never at home.
Neredeyse hiç evde olmaz.