A&AN

Hangi kelimenin önüne a, hangisine an gelmesi gerektiği, doğrudan doğruya seslere dayanır. Yani söz konusu kelimenin ilk sesinin ünlü ya da ünsüz harf olmasına bağlıdır.

I want to buy a book.
Bir kitap almak istiyorum.

Book kelimesinin okunuşunun ilk sesi ‘b’dir ve ‘b’ sessiz bir harftir. Bu yüzden a kullanılmıştır.

Can I have an orange, please?
Bir portakal alabilir miyim, lütfen?

Bu örnekte ise orange kelimesinin okunuşunun ilk sesi ‘o’dur ve ‘o’ ünlü bir harftir. Bu yüzden an kullanılmıştır. Bu kurala ne kadar dikkat edilirse bizi yanıltacak kelimelerde de o derece az hata yapılır:

The exam lasted an hour.
Sınav bir saat sürdü.

Hour kelimesinin ilk harfi her ne kadar ünsüz gibi gözükse de okunuşunun (aur) ilk harfine baktığımızda ‘a’ ünlüdür ve bu yüzden an kullanılmıştır.

He is a university lecturer.
Üniversitede okutmandır.

Bu örnekte ise tam tersine university kelimesinin ilk harfi her ne kadar ünlü gibi gözükse de okunuşunun (yunivö:sıti) ilk harfine baktığımızda ‘y’ ünsüzdür ve bu yüzden a kullanılmıştır.

Kullanıldığı yerler

1. A/an, bir kişi ya da şeyden ilk kez söz edileceği zaman ya da karşımızdaki kişinin söz konusu kişi ya da şeyi daha önceden bilmediği durumlarda kullanılır:

There is a concert next week.
Haftaya bir konser var.

I have an idea.
Bir fikrim var.

2. A/an, ‘herhangi bir’ anlamında kullanılır. Bu durumda Türkçede her zaman ‘bir’ denmeyebilir. Çünkü kastedilen, sayısal anlamda ‘bir’ değildir:

I wish I had enough money to buy a new house.
Yeni bir ev almak için keşke yeterince param olsa.

They haven’t got a car.
Arabaları yok.

3. A/an, bir kişi ya da şeyin hangi sınıf, tür ya da gruba ait olduğunu söylerken, özellikle de kişilerin mesleklerinden söz ederken kullanılır:

My father is a doctor.
Babam doktor.

Peter is a liar and a cheat.
Peter, yalancı ve üçkâğıtçı.

4. A/an, tekil isimlerden önce gelerek, o ismin ait olduğu grubu temsil eder:

A cheetah can run faster than a lion.
Çita, aslandan daha hızlı koşabilmektedir. (= Burada kastedilen tek bir çita değil, doğadaki tüm çitalardır.)

A teacher needs to have a lot of patience.
Bir öğretmenin çok sabırlı olması gerekir. (= tüm öğretmenler)

A doctor must like people.
Bir doktorun insanları sevmesi lazım. (= tüm doktorlar)

5. A/an, a lot, a few ya da a great deal gibi miktar bildiren ifadelerle kullanılır:

a lot of money
ç
ok para

a few people
birkaç kişi

6. A/an, hız, oran, fiyat gibi ifadeler ile bir şeyin ne kadarda bir yapıldığını anlatan ifadelerde kullanılır:

Meetings are held twice a month.
Toplantılar ayda iki kere yapılır.

Bananas at $3 a kilo
Kilosu 3 dolardan muz

The car was travelling at 110 miles an hour.
Araba, saatte 110 mil hızla gidiyordu.

7. A/an, normalde sayılamayan isimlerle (beer, water, tea, coffee, milk, ice-cream, chocolate ...) kullanılmazlar. Ancak ‘bir bardak’ ya da ‘bir fincan’ gibi ölçek bildiren anlamda ise bu tip isimlerle kullanılabilirler:

I’ll just have a beer.
Ben bira içeceğim.

All I had for lunch was a yogurt.
Öğlende tüm yediğim bir yoğurttu.

8. A/an, gün, mevsim ya da tatil isimlerinden önce, o zaman dilimlerini belirgin kılmak için kullanılır:

He was born at nine o’clock on a Monday morning.
Bir pazartesi sabahı saat dokuzda doğdu.

We met on a wet Friday in April.
Nisanda yağmurlu bir cuma günü tanıştık.

9. A/an, ‘... isminde biri’ ya da ‘isminin ... olduğunu söyleyen biri’ anlamında kişi isimlerinden önce kullanılır:

There’s a Mrs Taylor asking to see you.
Bayan Taylor isminde sizi görmek isteyen biri var.

10. A/an, ünlü kişilerin isimlerinden önce, benzer özelliklere sahip bir başkasından söz ederken kullanılır:

She may look good on the cinema screen, but she’ll never be a Greta Garbo.
Perdede iyi gözükebilir ama asla bir Greta Garbo olmayacak.

He thinks he is a Shakespeare.
Kendisini Shakespeare sanıyor.

11. Ünlem cümlelerinde sayılabilen tekil isimlerden önce:

What a pretty girl!
Ne güzel bir kız!

Sonraki: ADJECTIVES