Aradığınız deyim ya da atasözünü, söz konusu deyim ya da atasözünün ilk harfine bakarak bulunuz. Ancak, eğer deyim ya da atasözü ‘a, an, the’ sözcükleriyle başlıyorsa, ikinci sözcüğün ilk harfine göre arama yapınız. Örneğin, ‘The apple never falls far from the tree.’ atasözü için ‘a’ harfine bakmalısınız.
A
Actions speak louder than words.
Lafla peynir gemisi yürümez.
Add a splash of colour to something
Bir şeyi canlandırmak, renk katmak
Add fuel to the fire
Yangına körükle gitmek
Air one’s views
Patavatsızca fikir beyan etmek, dan dun konuşmak
Alive and kicking
Sağlığı yerinde, turp gibi, sapasağlam, eli ayağı tutan
All his geese are swans
Kuzguna yavrusu şahin görünür.
All’s well that ends well.
Sonu iyi biten her şey iyidir.
All’s fair in love and war.
Aşkta ve savaşta herşey mubahtır.
All that glitters is not gold.
Görünüşe aldanmamalı.
All things come to those who wait.
Bekleyen derviş muradına ermiş.
An apple a day keeps the doctor away.
Günde bir elma, doktordan ilaç alma.
Appear out of the blue
Aniden ortaya çıkmak, çatkapı gelmek
As black as thunder
Öfkeli, burnundan soluyan
As brown as a berry
Güneşte kararmış, bronzlaşmış
As dull as ditchwater
Sıkıcı, tatsız tuzsuz, yavan
As green as grass
Acemi çaylak
As keen as mustard
Çok becerikli, çok hünerli, zehir gibi
As like as two peas in a pod
Birbirine tıpatıp benzeyen, bir elmanın yarısı o yarısı bu
As white as a sheet
(Korkudan) bembeyaz kesilmiş, beti benzi atmış
As you bake, so shall you brew.
Kendi düşen ağlamaz.
As you make your bed, so you must lie on it.
Kendi düşen ağlamaz.
As you sow, so you shall reap.
Ne ekersen onu biçersin.
Ne doğrarsan aşına o çıkar kaşığına.
Herkes ne ederse kendine eder.
As ugly as sin
Çirkin mi çirkin, muşmula suratlı
Ask for it/trouble
Belasını aramak, aranmak, kaşınmak
The apple never falls far from the tree.
Armut dalının dibine düşer.
The apple of someone’s eye
Çok sevilen kişi, gözbebeği
