Imperatives (Emir Cümleleri)

Türkçede “gel, gelin, geliniz” olarak söylenen emir cümleleri İngilizcede fiilin yalın biçiminin cümle başına getirilmesi ile yapılır:


Show me your ticket. (Bana biletini göster./Bana biletinizi gösterin.)
Come here. (Buraya gel./Buraya gelin.)
Wait for me. (Beni bekle./Beni bekleyin.)


Emir cümlelerini daha yumuşak anlamda söylemek istiyorsak, en önemli şey, ses tonumuzdur. Ayrıca “please” kelimesini cümle başına ya da sonuna getirerek de bunu sağlayabiliriz:


Please, listen to me. (Lütfen beni dinle./Lütfen beni dinleyin.)
Follow me, please. (Beni takip et lütfen./Beni takip edin lütfen.)


Eğer emir cümlesini olumsuz yapmak istiyorsak cümle başına “don’t” kelimesini getiririz:


Don’t smoke here. (Burada sigara içme./Burada sigara içmeyin.)
Don’t open the window. (Pencereyi açma./Pencereyi açmayın.)


Olumsuz emir cümlelerinde “don’t” yerine “never” kelimesi de kullanılabilir. Bu, Türkçedeki “sakın” anlamındadır:


Never eat that fish. (O balığı sakın yeme./O balığı sakın yemeyin.)
Never park here. (Sakın buraya park etme./Sakın buraya park etmeyin.)


Alıştırmalar

Aşağıdaki cümleleri İngilizceye tercüme edin. Cevaplarınızı bir kâğıda yazın ve sonra cevaplar butonuna basarak cevaplarınızı kontrol edin.


1. Lütfen ellerinizi yıkayın.
2. Televizyonu aç.
3. Buraya oturmayın lütfen.
4. Bu kâğıdı sakın imzalamayın.
5. Bana adınızı söyleyin.
6. Bana bağırma.
7. Bu gece dışarı çıkmayın.
8. Yarın erken gel.
9. Lütfen geç kalma.
10. Dişlerinizi fırçalayın.
 
  • Cevaplar
    1. Please wash your hands.
    2. Turn on the television.
    3. Don’t sit here please.
    4. Never sign this paper.
    5. Tell me your name.
    6. Don’t shout at me.
    7. Don’t go out tonight.
    8. Come early tomorrow.
    9. Please don’t be late.
    10. Brush your teeth.

 
Sonraki: In, on & at